UUULLLAAAAA...
Sen gittunde;
dağlar bile sırtını döndü bana.
Tutuldum ay vururken dağların eteğine;
sesun çakıldu yarim, çatlamış yüreğime.
Rüzğarı takmışsun da yağmurla geziyisun;
ben hâlâ seni seviyrum, sen elun oluyisun.
Çürüdüm sensiz geçen her gecenun içinde;
sigara gibi yandım kendi külimun dibinde.
ULA, hangi vicdan sevida böyle gidiyi?
Ben seni can bilmişum; sen beni yara.
Bi çay koydum, gelmeyesun;
kapı çaldu, sen değilsun.
Karadeniz kadar içum taşayida;
diyemeyiyrum.
Elun olma;
gölge gibi gez içumde.
Yüzün çivi gibi gecemde.
Bir sen kaldun elimde;
sen de gidersen, kim alur beni kendume?
Elun olma;
sular gibi yan tenimde.
Kalan son olsun dilimde.
Bir sen kaldun elimde.
Yollarum duman, gözlerum sis;
adun düşünce titrer bu diz.
Kim sarayi şimdi boynuni?
Kim duyayi içindeki sesi?
Ben seni yazdım yarim;
sökemez kimse kaderden.
ULA, sen gidince deniz bile
küstü kendi dağlasından.
Karadeniz sustiysam, bil ki içum ölmüştür.
Ben seni mezar gibi taşiyorum;
sen hâlâ bilmeysun.
Elun olma;
yarum ol da kal yanımda.
Yalnuzluğum konuşmasun,
içum üşümesin.
Sen de gidersen;
kim alur beni kendume?
Yorum Gönder