Bir oda dört duvar bir de kendi sesim
Geceye katran gibi dökülür nefesim.
Ardımdan bin kelam edilsin varsın;
Ben kendi içimde kendime kafesim.
Susuşum asalet değil bilirim,
Korkudan pusuya yatmış gibiyim
Sormam kendime: “Bu ceza kime?”
Kendi elimle kendimi ele veririm.
Kendi mahkememde hâkim de bendim
Suçlu da bendim cellat da bendim
Sehpaya tekmeyi vuran da bendim;
Derdimle baş başa bırakın beni.
Dışarıda gürültü dışarıda bir telaş,
Herkes bir teselli arar yavaş yavaş.
Ama ben sığınmışım kendi zehrime;
İnsan en büyük savaşı veriiir kendine.
Aynadaki yüzüm yabancı bana,
Merhamet arasam dönüp de kime?
Pusmak bir sığınak değilmiş meğer
Aşık olmuşum ben kendi kederime.
Kendi mahkememde hâkim de bendim
Suçlu da bendim cellat da bendim
Sehpaya tekmeyi vuran da bendim;
Derdimle baş başa bırakın beni.
Susmak mı çare sessiz bir çığlık?
Her söz içimde büyüyen bir yara
Kaçmak mı çare sessiz bir ıslık?
Yoksa alıştım mı ben bu karanlığa?.
Dertsiz olan derdi dert edinir mi?
Bir dirhem düşse gönlüne bin ah edecek
Derdi olan derdi dile getirir mi?
Bin dirhem düşse gönlüne sükût edecek
Kendi mahkememde hâkim de bendim
Suçlu da bendim cellat da bendim
Sehpaya tekmeyi vuran da bendim;
Derdimle baş başa bırakın beni.
Dertli olan gönül derdiyle susaaar
Derdini dert edinip içine pusaaar
Gün gelir derdinden derdine kusaar;
Dert çekmeyen anlamaz o an anladım.
Dertli olan gönül derdiyle susaaar
Sustuğu her cümle gırtlağını yakar.
Gün gelir kendinden kendine taşaaar;
Dert etmeyen ne anlar o an anladım.
Dertli olan gönül derdiyle susaaar
Derdini dert edinip içine pusaaar.
Gün gelir derdinden derdine kusaar;
Dert çekmeyen anlamaz o an anladım.
Dertli olan gönül derdiyle susaaar
Sustuğu her cümle gırtlağını yakar.
Gün gelir kendinden kendine taşaaar;
Dert etmeyen ne anlar o an anladım?
Kendi mahkememde Hâkim de bendim
Derdini dert edinip içine pusaaar.
neysin?..